<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><?xml-stylesheet type='text/xsl' href='http://metalgearsolid13.spaces.live.com/mmm2008-07-24_12.50/rsspretty.aspx?rssquery=en-US;http%3a%2f%2fmetalgearsolid13.spaces.live.com%2fcategory%2fKitaplar%2ffeed.rss' version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:msn="http://schemas.microsoft.com/msn/spaces/2005/rss" xmlns:live="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/" xmlns:cf="http://www.microsoft.com/schemas/rss/core/2005" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><title>~+~·٠٠·˙ ˚ ˙·٠٠·˙ devil_girl˙·٠٠·˙ ˚ ˙·٠٠·~+~: Kitaplar</title><description /><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/?_c11_BlogPart_BlogPart=blogview&amp;_c=BlogPart&amp;partqs=catKitaplar</link><language>en-US</language><pubDate>Mon, 28 Jul 2008 10:05:32 GMT</pubDate><lastBuildDate>Mon, 28 Jul 2008 10:05:32 GMT</lastBuildDate><generator>Microsoft Spaces v1.1</generator><docs>http://www.rssboard.org/rss-specification</docs><ttl>60</ttl><cf:parentRSS>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/feed.rss</cf:parentRSS><live:type>blogcategory</live:type><live:identity><live:id>7798101181524782797</live:id><live:alias>metalgearsolid13</live:alias></live:identity><cf:listinfo><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="typelabel" label="Type" /><cf:group ns="http://schemas.microsoft.com/live/spaces/2006/rss" element="tag" label="Tag" /><cf:group element="category" label="Category" /><cf:sort element="pubDate" label="Date" data-type="date" default="true" /><cf:sort element="title" label="Title" data-type="string" /><cf:sort ns="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" element="comments" label="Comments" data-type="number" /></cf:listinfo><item><title>Leyla İle Mecnun</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1400.entry</link><description>&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#00b050"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;img title="[Resim]" alt="[Resim]" src="http://i121.photobucket.com/albums/o207/bicfomh/gg01/fairy/fairy035.gif" border=0&gt;&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#00b050"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;Leyla ile Mecnun&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;b&gt;&lt;font color="#00b050" size=2&gt;Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur. &lt;br&gt;Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır. &lt;br&gt;Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen &lt;br&gt;bu macerayı Leyla'nın annesi öğrenir.&lt;br&gt;Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez. &lt;br&gt;Kays okulda Leyla' yı göremeyince üzüntüden çılgına döner,&lt;br&gt;başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.&lt;br&gt;Mecnun' un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de Mecnun &lt;br&gt;(deli, çılgın) oldu diye Leyla' yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun' u çölde bulur. &lt;br&gt;Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve&lt;br&gt;mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ' yı tanımaz. &lt;br&gt;Babası Mecnûn' u iyileşmesi için Kâbe' ye götürür. &lt;br&gt;Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn, &lt;br&gt;kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:&lt;br&gt;&amp;quot;Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni&lt;br&gt;Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni.&amp;quot;&lt;br&gt;Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar.&lt;br&gt;Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir. &lt;br&gt;Bir zaman sonra âilesi, Leylâ' yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir. &lt;br&gt;Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de &lt;br&gt;mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm' ı vuslatından uzak tutmayı başarır.&lt;br&gt;Mecnûn, çölde, Leylâ' nın evlendiğini arkadaşı Zeyd' den işitince çok üzülür. &lt;br&gt;Leylâ' ya acı bir sitem mektubu gönderir.&lt;br&gt;Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn' a anlatır. &lt;br&gt;Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.&lt;br&gt;Bir müddet sonra Mecnûn' un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner. &lt;br&gt;Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn' u çölde aramaya başlar. &lt;br&gt;Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ'nın &lt;br&gt;maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn' u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz. &lt;br&gt;Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer.&lt;br&gt;Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ' nın ölüm haberini öğrenir. &lt;br&gt;Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;&lt;br&gt;&amp;quot;Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez&lt;br&gt;Cânânsuz cihân gerekmez.&amp;quot;&lt;br&gt;Der, kabri kucaklayarak ölür.&lt;br&gt;Bir müddet sonra Mecnûn' un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında, &lt;br&gt;Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür. &lt;br&gt;Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki: &lt;br&gt;&amp;quot;Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ' dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri, &lt;br&gt;aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular.&lt;br&gt;&lt;br&gt;LEYLA ve MECNUN&lt;br&gt;Ey Rabbim! Aşk belasıyla beni tanıştır&lt;br&gt;Beni bir an bile olsa; aşk belasından ayırma!&lt;br&gt;Detlilerden yardımını uzak tutma.&lt;br&gt;Yani beni daha çok belalara müptela eyle!&lt;br&gt;Ben var oldukça, beladan, isteğimi uzaklaştırma! &lt;br&gt;Ben belayı isterim, çünkü bela da beni ister. &lt;br&gt;Sevgi belasıyla ağırbaşlılığımı gevşetme!&lt;br&gt;Ta ki dostlar beni kınayıp vefasız demesinler! &lt;br&gt;Gidip geldikçe, sevgilimin güzelliğini arttır,&lt;br&gt;Sevgilimin derdine beni daha çok mübtela et. &lt;br&gt;Ben nerede, mevki ve itibar kazanma nerede? &lt;br&gt;Bana yoksulluk ve yokluk ulaşma kabiliyeti ver &lt;br&gt;Senden ayrıyken, bedenimi öyle zayıf kıl ki, &lt;br&gt;Bahar yeli beni sana kavuştursun. &lt;br&gt;Fuzûlî' nin nasibi gibi beni gururlandırıp, &lt;br&gt;Ey Rabbim, asla beni bana bağlı kılma! &lt;br&gt;Sonunda yar, ağlayıp inlememize acıdı ve &lt;br&gt;Bugün hüzünler evimize ayak bastı. &lt;br&gt;Gözyaşı yağmurum, demek, öyle tesir etti ki, &lt;br&gt;Gül bahçemizde taze bir gül dalı düşürdü. &lt;br&gt;Ah ateşinin bizi yaktığı, &lt;br&gt;Ayrılık gecesini aydınlatan meş' aleden bellidir. &lt;br&gt;Eğer ağlayan gözümüzde uyku olsaydı,&lt;br&gt;Bu kavuşma uyku halinde görülen bir rüya demek mümkün olurdu. &lt;br&gt;Gördüğümüz bir hayal mi? &lt;br&gt;Yoksa sevgilinin yanımıza geleceği aklımıza bile gelmezdi. &lt;br&gt;Ey can ve gönül! Sevgili, misafirimiz oldu! &lt;br&gt;Neyimiz varsa, misafirimizin ayaklarına dökelim. &lt;br&gt;Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış.&lt;br&gt;Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim. &lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Leyla+%c4%b0le+Mecnun&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1400.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1400.entry</guid><pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:56:16 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1400/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1400.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-07-13T13:14:23Z</dcterms:modified></item><item><title>Ferhat İle Şirin</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1399.entry</link><description>&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#548dd4"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;img title="[Resim]" alt="[Resim]" src="http://i121.photobucket.com/albums/o207/bicfomh/gg01/angel/angel011.gif" border=0&gt;&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color="#548dd4" size=3&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#548dd4"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;Ferhat ile Şirin&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;b&gt;&lt;font color="#548dd4" size=2&gt;Efsaneye göre Ferhat, Persler döneminde yaşamış ünlü bir nakkaştır. Sultan Mehmene Banu'nun kız kardeşi Şirin için yaptırdığı köşkün süslemelerini yaparken Şirin'i görür ve birbirlerine sevdalanırlar. Ferhat, Sultan'a haber salarak Şirin'i istetir. Sultan, kız kardeşini vermek istemez. Ferhat'ı oyalamak için Elma Dağı'nı delip şehre su getirmesini şart koşar. Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar. Mehmene Banu, dağı delip suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat'ın yanına yaşlı dadısını göndererek, Şirin'in öldüğü haberini ulaştırır. Ferhat, bu acı haber üzerine, elinde tuttuğu külüngü havaya atar, düşen külünk Ferhat'ın başına isabet eder ver Ferhat orada ölür. Ferhat'ın acı haberini alan Şirin korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir.Ferhat'ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan aşağı yuvarlanarak, orada can verir. Her iki sevgiliyi, can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Derler ki, her bahar iki mezar üzerinde iki gül bitermiş. Tam birbirlerine kavuşmak üzereyken, mezarların ortasında bir kara çalı peyda olur, iki gülün kavuşmalarını engellermiş. &lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Ferhat+%c4%b0le+%c5%9eirin&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1399.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1399.entry</guid><pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:55:30 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1399/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1399.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-07-13T13:15:38Z</dcterms:modified></item><item><title>Kerem İle Aslı</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1398.entry</link><description>&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#92cddc"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;img title="[Resim]" alt="[Resim]" src="http://i121.photobucket.com/albums/o207/bicfomh/gg01/fairy/fairy025.gif" border=0&gt;&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#92cddc"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/font&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#92cddc"&gt;&lt;b&gt;&lt;font size=3&gt;Kerem ile Aslı&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;b&gt;&lt;font color="#92cddc" size=2&gt;Sururi Şah ile musahibi Keşiş Yahud’un çocukları olmadığından ikisi de dertlidir. Birgün birlikte seyahate çıkarlar. Yolda eğer çocukları olursa birbirleri ile evlendirmeye söz verirler. Önlerine çıkan bir dervişe dertlerini açarlar. Dervişin verdiği elmaları hanımları ile yedikten sonra, Hatice Sultan bir oğlan, Keşiş’in hanımı da bir kız doğurur. Çocuklar büyür, Ahmed Mirza 15 yaşına gelir. Birgün Mirza, avdan dönerken bir bahçede rastladığı gergef işleyen bir kıza tutulur. Bu kız ise Kara Sultan’dır. Ahmed Mirza kızla konuşup isimlerini değiştirirler. Mirza, Kerem Kara; Sultan da Aslı Han ismini alır. Daha sonra Kerem bu aşktan dolayı yemeden içmeden kesilir. Bunu babası duyar. Sururi Şah verdikleri sözü hatırlatarak kızı Keşiş’ten ister.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Keşiş’in kardeşi sihirbazdır. Aslı’nın kendisine bir bela getireceğini söyleyip Azerbaycan’dan Anadolu’ya kaçmalarını söyler. Aslı’yı Kerem’e vermeyi kabul etmeyen Keşiş ailece kaçar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kerem de vefalı arkadaşı Sofu ile birlikte Aslı’yı aramaya çıkar. Kerem ile Sofu köy köy, şehir şehir onların peşinden giderler. Bir keresinde Aslı ile buluşacağı sırada Keşiş türlü hilelerle Aslı’yı kaçırır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kerem onların Kayseri’de yerleştiklerini öğrenir. Keşiş’in görev yaptığı manastırı bularak orada kıyafet değiştirip hizmetçilik yapar. Ama kimliği anlaşılınca kovulur. Üzüntüden Kerem’in dişleri ağrımaya başlar. Aslı’nın anasının dişçilik yaptığını öğrenir. Kerem diş çektirmek bahanesiyle, Aslı ile buluşur. Kerem başı Aslı’nın dizinde 32 dişini çektirir. Ağzının kanını silerken daha önce verilen nişan mendilinden annesi onu tanır, Kerem’i oradan da kovarlar. Çektiği sevdanın bir kısmını Aslı’ya verip hak dine dönmesi için Allaha dua eder; duası kabul olur. Aslı uykuya dalar. Pirler aşk suyundan verir, hak dini kabul eder. Kerem elini yüzüne sürünce 32 dişi tekrar yerine gelir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Evde pusu kuran beyin adamları Kerem ile Sofu’yu yakalarlar. Beyin kız kardeşi bu işi çözmek için, Aslı’yı da aralarına katıp 40 tane güzel kızı süsleyerek gül bahçesine salar. Bahçeye getirilen Kerem gözlerini Aslı’dan ayırmaz. Keşiş kızını tekrar kaçırır. Bu defa Kerem ile Sofu onları Halep’te bulurlar. Halep Paşasının arzusu üzerine Keşiş düğüne razı olur. Keşiş bu sefer de, gerdek gecesi kızına sihirli bir elbise giydirir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Aşıp geldim nice dağlar belinden,&lt;br&gt;Neler çektim ben bu aşkın elinden,&lt;br&gt;Kurtulamam elâlemin dilinden&lt;br&gt;Çöz aslım çöz göğsün düğmelerini.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hain baban ne bey bilir ne kadı,&lt;br&gt;Sihirli fistanla elim bağladı,&lt;br&gt;Dillere düşmeden Keremin adı&lt;br&gt;Çöz aslım çöz göğsün düğmelerini.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Gerdek gecesi düğmeleri çözüldükçe iliklenen bu elbise sabaha kadar açılmaz. Muradına kavuşamayan Kerem, imsak vakti yürekten bir ah çeker. Ağzından çıkan alev Kerem’i yakıp kül eder.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir ateş düştü özüme&lt;br&gt;Dünya görünmez gözüme&lt;br&gt;Ölürsem gel mezerime&lt;br&gt;Yanarım Aslım yanarım.&lt;br&gt;Keremim söylenir adım,&lt;br&gt;Arşa dayandı feryadım,&lt;br&gt;Mahşere kaldı muradım,&lt;br&gt;Yanarım Aslım yanarım.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Aslı, Kerem’in külleri başında 40 gün bekler. Küller dağıldıkça saçı ile dağılan külleri toplar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ağa Kerem paşa Kerem han Kerem,&lt;br&gt;Ateş Kerem, tutuş Kerem yan Kerem,&lt;br&gt;İşte ben de yanıyorum can Kerem&lt;br&gt;Cennetinde buluştursun Rabbimiz.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kırkıncı gün külleri toplarken saçı tutuşur, Aslı da yanar. Onun külleri de Kerem’in küllerine karışır.&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Kerem+%c4%b0le+Asl%c4%b1&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1398.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1398.entry</guid><pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:54:23 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1398/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1398.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-07-13T13:16:41Z</dcterms:modified></item><item><title>Tahir İle Zühre</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1397.entry</link><description>&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#e36c09" size=3&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="[Resim]" alt="[Resim]" src="http://i121.photobucket.com/albums/o207/bicfomh/gg01/fairy/fairy095.gif" border=0&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#e36c09" size=3&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div align=center&gt;&lt;font color="#e36c09" size=3&gt;&lt;strong&gt;Tahir İle Zühre&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;font color="#e36c09"&gt;Geçmiş zaman ve eski günlerde zengin ve şöhretli bir padişah vardır. Malı, mülkü, askere kısaca her şeyi vardır. Ancak çocuğu olmamaktadır. Doktorlara gitmiş derdine çare bulamamıştır. Bunlardan fayda göremeyince kendisini eğlenceye verip ve yaptırdığı bahçeye gidip gelmeye başlar. Bir gün veziri ile çarşıda dolaşmaya çıkar. “her kim bana bir altın verirse tanrı onun muradını versin” diyen bir dilenciye para verir. Oradan ayrılıp bahçeye doğru giderler ve bir ağacın altında otururlar. İleride bir ağacın altında da yaşlı bir derviş görürler, onun yanına giderler. Derviş “marifetlerim vardır” deyince, padişah gönlünden geçeni bilmesini ister. Dervişte padişah ve vezirin çocuğunun olmadığını, evlat istediklerini bilir. Bunun üzerine dervişten yardım isterler. Dervişte cebinden cebinden bir elma çıkarır ve ikiye böler. Bu elmaları yerlerse çocukları olacağını, padişahın kızı, vezirin oğlu olacağını, ama onları ayırmamalarını evlendirmelerini söyler. Padişahta vezirde çok sevinir. Akşam elmayı yerler ve dokuz ay on gün sonra padişahın kızı, vezirin oğlu olur. Kızın adını Zühre, oğlanın adını Tahir koyarlar.&lt;br&gt;Tahir ile Zühre birlikte büyürler. En tanınmış hocalardan ders alırlar ve çok zeki olduklarından her şeyi öğrenirler. Fakat on yaşında Zühre’nin gönlü Tahir’e düşer ve uyurken Tahir’i öper. Tahir çok kızar çünkü kardeş olduklarını sanır. Bir gün Zühre Tahir’i yine öper ve Tahir’de Zühre’yi döver. Zühre o kadar üzülür ki Allah’a “Allah’ım benim sevgimin yarısını Tahir’e ver” diye dua eder. Tahir’de Zühre’ye aşık olur. Bu sefer Zühre kendini naza çeker. Ancak kardeş olmadıklarını öğrenen Tahir ile Zühre günden güne bir birine daha çok bağlanırlar. Sazlarını alıp bir birlerine türkü söylerler. Bunları gören Arap köle padişahın karısına söyler. Padişah kızını Tahir’le evlendirmenin zamanı geldiğini söyler. Ancak karısı kızının padişah oğluyla evlenmesini istemektedir. Padişah kendi gözleriyle aşıkları görmek ister ve görünce de aşıkları evlendirmeye karar verir. Bu arada Tahir rüyasında iki kara köpeğin kendisine saldırdığını görür ve rüyası çıkar. Padişahın karısı, padişaha sihirbaz cadının yaptığı şerbeti içirince padişah Tahir'den soğur ve onu saraydan kovar. Aşkı ile yanıp tutuşan Tahir Zühre’nin köşkünün önüne gelerek sitem dolu türküler söyler. Zühre’de olayları dadısından öğrenir ve her şeyi Tahir’e açıklar. Arap köle bunları görünce yine padişaha haber verir. Bu sefer padişah onu Mardin’e sürer. Mardin’de yedi yıl kalan Tahir bir gün Allah’a dua eder ve onu zindandan kurtarmasını ister. Duası kabul olur zindanın açılan kapısından siyah atıyla Hızır gelir ve onu atına alıp, o uyurken Zühre’nin köşkünün önüne bırakır. Zühre Tahir’i dadısına gönderir. O günden sonra her gece gizli gizli buluşup zevk ve sefa eylerler. Fakat bir gün Tahir rüyasında yine kara köpeklerin etrafını sardığını görür. Rüyası yine çıkar çünkü Arap köle onları yine görmüştür. Bunu padişaha haber verir ve Tahir, üstü açık bir sandıkla Şat suyuna bırakılır. &lt;br&gt;Şat suyu kenarında da Göl padişahının sarayı vardır. Zühre bunu bildiği için Göl padişahının kızına mektup yazar ve göl padişahının kızları da onu bulurlar. Göl padişahın üç kızı da Tahir’i sevmektedir ve bir gün onu paylaşamadıkları için kavga ederken, Tahir bunları duyar ve kaçar. Bir çeşme başında dua eder ve uyur. At sesiyle uyanınca, yanında bir derviş görür. Yine ata biner ve gözlerini kapatır. Derviş “aç” dediği zaman Tahir kendisini Zühre’nin köşkü önünde olduğunu görür. Dadısına gider. Dertleşirler. Bir gün Tahir davul zurna sesleri duyar ve dadısından Zühre’nin evleneceğini öğrenir. Kadın esvabı ile düğüne gider. Kendini Zühre’ye tanıtır. Ertesi gün Zühre ile anlaşırlar. Hamama gitmek için çıkıp kaçmaya karar verirler. Ancak Arap köle de kadın kılığına girmiş ve onları görmüştür. Arap köle durumu padişaha haber verir. Padişah Tahir’i yakalatır. Mecliste onu ve kızını anmadan üç hane türkü söylerse affedeceğini söyler. Tahir iki haneyi söyler fakat üçüncü hanede Zühre'nin içeri girdiğini görünce onun ismini kullanır. Padişahta onun boynunu vurdurmaya karar verir. Cellat Tahir’in boynunu vurmadan Tahir namaz kılıp Allah’a ruhunu alması için dua eder ve hemen ölür. Bunu gören Zühre aklını kaçırır. Hekimler çare bulamaz hatta Tahir’in etini yedirmeye çalışırlar ama dadısından bunu öğrenen Zühre’de çok kızar, Tahir’in mezarına gider. Allah’a ruhunu alması için dua eder ve ölür. Mezara gelen Arap köle de Zühre’ye aşık olduğu için kendini hançerle öldürür. Padişah kızını Tahir’e vermediği için pişman olur ama iş işten geçmiştir.&lt;br&gt;Bir süre sonra aşıklara mezar yapılır. Arap köle de başuçlarına gömülür. Oradan geçenler Zühre'nin mezarında beyaz bir gül fidanı, Tahir’in üzerinde ise kırmızı bir gül fidanı görürler. Arab’ın mezarında da kara bir çalı bitmiştir. Her sene aşıklar baltalarla o çalıyı keserler ancak çalının yine bittiğini görürler. Ziyaretgah olan mezarı da aşıklar ve bağrı yanıklar sürekli ziyaret ederler.&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Tahir+%c4%b0le+Z%c3%bchre&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1397.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1397.entry</guid><pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:53:28 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1397/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1397.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-07-13T13:17:36Z</dcterms:modified></item><item><title>Sadece Ölüyorum Ötesi Yok İnan!!!</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1318.entry</link><description>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" color="#ffff00" size=4&gt;Gece yarısı ayazlar üç-beş devriyesini atmakta yine. Sensiz geçen bir günü yine sensiz gecelere kendi ellerimle gömüyorum. Sen yokken anlamı yok baharların artık .Anlamı yok çekilen onca acıların. Anlamı yok sensizliğin.. Sen yoksun sadece.. Sadece yok..Yoksa gitmiştin benden... Gelişin baharları müjdelemişken, gidişin bu kadar sessiz olmamalıydı. Bu kadar ölümüne sevmişken, bir gülüşün canımdan vazgeçmişken, gidişin bu kadar suskun olmamalıydı. Yoksun sadece yok…Bu kadar basit olmamalıydı ölmelerim, bu kadar çabuk bu kadar erken solmamalıydı çiceklerim. Artık ne sesin yankılıyor sokaklarımda, ne de varlığın geziniyor damarlarımda.. Sadece yokluğun kanıyor dudaklarımın ucunda.. Sadece suskunluğum can veriyor ayak uçlarında. Sadece ölüyorum yokluğunda.. Sadece ölüyorum, ötesi yok inan… &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sadece yoksun, ötesi yok inan..Gittin ve senin ellerinin yerine şimdi sonbahar yaprakları avuç içlerime kıvrılıp çığlık çığlığa soluyorlar.. Yokluğunda yüreğimin duvarlarına çerçevelenmiş hatıralarına bakıp bakıp sensizliğini dinliyorum. Sonra da suskunluğuna diz çöküp yalnızlığını demliyorum. Yoksun, her gece gözlerimde kanıyor senli hatıralar. Uykular firarda. Karanlığı örtüp üzerime seni anıyorum kırık dökük kelimelerimle. Sancılara girdap gönlümle adını sayıklıyorum ardı ardına. Yavaş yavaş boğuluyorum . Yavaş yavaş dibe çekiliyorum..Yoksun, gözyaşları biriktiriyorum avuçlarımda. Yoksun, mürekkebimden sızıyor kan rengi kelimeler. Bendeki adın hala bir ömür ile anılırken, kim bilir ölümsüz sevdam senin ayak uçlarında son nefesini vermekte.. Canım acıyor sevgili. Puslu bir havada vurulur, olduğun yere yığılırsın ya hani.. İşte gittiğin gün yalnızlığın mıhlandı alnımın ortasına. Gittiğin gün dudaklarıma mühürlendi adın…Şimdi yoksun ama ne geçmişimize gömüyorum seni ne de sensizliğine pes ediyorum. Çünkü; ben seni “ sensizlikte “ bile ömür boyu bekleyecek kadar sevmiştim. Eğer unutmak için sevmiş olsaydım seni, acıların için sırtımı semer bilmezdim. Ben seni yürüdüğün dikenli yollarda can yoldaşın olmak için sevdim. Ben seni yüreğime dokunduğun için, ben seni gül yüreğin için sevdim… &lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Sadece+%c3%96l%c3%bcyorum+%c3%96tesi+Yok+%c4%b0nan!!!&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1318.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1318.entry</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 21:26:33 GMT</pubDate><slash:comments>1</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1318/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1318.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-05-11T21:26:33Z</dcterms:modified></item><item><title>Sadece Ölüyorum Ötesi Yok İnan!!!</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1317.entry</link><description>&lt;div&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" color="#ffff00" size=4&gt;&lt;strong&gt;Hani acılarla beraber savaştık, hani her şeye inat sevdamızla ayakta kalacaktık.. Dimdik duracaktık kör ayazların önünde, gerekirse bedenlerimizden vazgeçip ölümü bile gurur sayacaktık aşkın kutsallığında..Şimdi canımı acıtıyor senli hatıraların gözbebeklerimde çığlık çığlığa ölmeleri. Canımı yakıyor suskunluğun dudaklarıma diklenen arsız kelimeleri. Savaşı kaybetmiş bir askerin düşmana esir düşmektense silahındaki tek kurşunu şakaklarına dayayıp onurluca ölmesi gibi ben de varlığında ölümü kutsuyorum dudaklarıma... Ya ölüm olmalıydım dudaklarında ya da son nefes olmalıydım soluduğun canda.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. Gittin, taş kesildi kirpiklerim. Gözbebeklerimden tek bir damla bile düşmüyor topraklara…Oysa bağrımı iki ayırıp bir baksan yüreğime, canımın ne kadar acıdığını o zaman anlardın..Görmüyorsun gözbebeklerimin kuruyup yüreğimin delice ağladığını. Yağmurlarla yarışa giriştim, tel tel yalnızlığıma hediye ediyorum yüreğimin çığlıklarını. “ Erkek adam ağlamaz “ sözüne inat yüreğim kan ağlıyor her gece..Yüreğimden akan her damla senin mutluluklarına duacı olsun, yalnızlığın ayak ucuna düşen her kelimem sana helali hoş olsun. Çünkü ben gidişlerine ömrümü adayacak kadar sevmiştim seni.. Sen beni sevmesen de, ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum… &lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Sadece+%c3%96l%c3%bcyorum+%c3%96tesi+Yok+%c4%b0nan!!!&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1317.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1317.entry</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 21:24:34 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1317/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1317.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-05-11T21:24:34Z</dcterms:modified></item><item><title>Sadece Ölüyorum Ötesi Yok İnan!!!</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1316.entry</link><description>&lt;div&gt;&lt;font color="#ffff00"&gt;&lt;strong&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" size=4&gt;Belirtmeden geçemeyeceğim sevgili; giderken sadece bendeki seni götürmedin ki; karakışa inat yüzüme baharları serpiştiren o kız çocuğunu, buram buram rüzgarla yüreğimin derinliklerine esen yağmur kokusunu da götürdün yanında. Gitmiştin, gözyaşlarını ellerimle silememişken aramıza dağlar örülse ne olur. Farkındayım; bir ömür uzaktasın bana. Şimdi hangi mevsimin hangi baharını yaşamaktasın ? Hangi rüzgarın koynunda yaralarını sarmaktasın. ?. Bilemiyorum ve bilmekte istemiyorum. Bildiğim tek şey var; sen hala bendesin.Sendeki beni öldürsen de , sen hala damarlarımda gezinen alyuvar sıcaklığında bana gülümsemektesin.. Giden sen olmana rağmen bendeki, yüreğimdeki adın hiçbir zaman değişmedi. Adımı unutsan da bendeki ölümsüz sevdan hiçbir zaman satırlara bir ikindi vakti gömülmedi. Lakin gittiğin günden beri hayatla aram pek iyi değil açıkcası. Yalın ayak yürüyorum dikenlerin üzerinde. Acılarımı acılarınla devşiriyorum..İleebed yaşamaktan gurur duyduğum gözyaşlarından bir sonbahar günü sıcak gülüşlerine taşınıyorum. Anla sevgili. Yalnızlığın dururken kapımda , kan bürümüş çığlıklarımı satıyorum ayazlara.. Karşılığında sadece senin bensiz de mutlu olduğunun haberlerini istiyorum. Bensiz uzaklarda mutlu olman benim yaşama sebebim sevgili..Son sözüm; her zaman gülümse ne olur. Acılarına kefil olmuşken ne olur gülümse hayata.. Gülüşlerin mutluluklara adanmışken sen her zaman hayatı sev. Ve hiçbir zaman ağlama sevgili. Çünkü; mutlulukların, yaşama sebebim iken; gözyaşların bedenimin örtüldüğü kefen olur…. &lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" color="#ffff00" size=4&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" color="#ffff00" size=4&gt;&lt;strong&gt;Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Kimliksiz rüzgarlara bel bükerim. Çünkü, sen yoksun yanımda..İsyanlara bilenirim yalnızlığın kanayan yüzünde. Sen yoksundur artık, her gece karanlığa bürünür. Her yağmur sonrası gülüşlerin takılır göz ucuma. Gökten tel tel senin yağmanı dilesem de iliklerime kadar yalnızlığınla ıslanırım…Borana tutulurum sonbahar gecelerinde. Yalnızlığın bayat dudaklarına sürülür kirpiklerim. Sana özlemim kanar avuçlarımda. Gözyaşlarım sel olur akar toprağa. Gün olur ölümsüzlüğüne düşer kelimelerim…Ama hiçbir zaman pes etmem yokluğuna. Savaşırım kanımın son damlasına kadar. Ama yokluğun duruyor gözlerimde..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım... Seninle başladı yüreğime kilit vurup ölüme susmalarım..Pervasız fırtınalara yenik düşer yalnızlığım. Evlat edinirim karanlıkları sensizliğin mateminde. Sensiz baktığım dipsiz kuyuyu andırır bana. Bak görüyor musun gri tonlar giydirilmiş hüzünler çizilmekte ömrüme. Artık her rüzgar yalnızlığı çarpıyor yüzüme. Her dalga karanlığı….Sen gittin içimdeki aşkı, yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum. &lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Sadece+%c3%96l%c3%bcyorum+%c3%96tesi+Yok+%c4%b0nan!!!&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1316.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1316.entry</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 21:22:42 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1316/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1316.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-05-11T21:25:17Z</dcterms:modified></item><item><title>Sadece Ölüyorum Ötesi Yok İnan!!!</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1315.entry</link><description>&lt;p&gt;&lt;font face="Comic Sans MS" color="#ffff00" size=4&gt;&lt;strong&gt;Bir gün sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara.. Tabutum olacak gözbebeklerinden düşen gözyaşın. Kefenim olacak susmaların. Şimdi varlığın kepenklerini indirip sensizliğinde uyumaya gidiyorum. Ve sabah kalktığımda değişten bir şey olmayacak.. Her zaman ki acılar düşecek paydalarıma..Uyandığımda perdelerime hep yokluğun doğacak tıpkı gecelerimin alnına yalnızlığın soğuk çığlıkları örtüldüğü gibi..Yoksun işte.. Canım acıyor sadece. Neden diye sorma.. Sadece yoksun. Soluyor taze baharlarım.. Sebep arama ne olur. Sadece yokluğun ile varlığın arasında yavaş yavaş ölüyorum; ötesi yok inan. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir tek adın kaldı dudaklarımda, &lt;br&gt;Bir de gözlerimde hatıraların... &lt;br&gt;Hani dik duracaktık acıya, &lt;br&gt;Hani aynı yürekle gülüp &lt;br&gt;Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya... &lt;br&gt;Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma. &lt;br&gt;Yokluğun yükledi sırtıma... &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda.. &lt;br&gt;Güneşi bile ağlatacak acıların.. &lt;br&gt;Oysa ben yemin etmiştim, &lt;br&gt;Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye. &lt;br&gt;Söz vermiştim, &lt;br&gt;Sensiz ölmeyeceğim diye... &lt;br&gt;Şimdi sensizlik duruyor başucumda.. &lt;br&gt;Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor &lt;br&gt;Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Söyle ne olur... &lt;br&gt;Beni unuttuğunu söyle... &lt;br&gt;Hiç sevmediğini haykır.. &lt;br&gt;Yeminlerinin yalan olduğunu, &lt;br&gt;Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme... &lt;br&gt;Yemin olsun ki, &lt;br&gt;Bir damla gözyaşı düşmez artık.. &lt;br&gt;Çünkü gittiğin gün, &lt;br&gt;Ayak uçlarında &lt;br&gt;&amp;quot; Sana &amp;quot; ölmüştüm sevgili.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot; Unutma ki; ölenler, hiçbir zaman yaşayanlar için gözyaşı dökemezler...&amp;quot; &lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Sadece+%c3%96l%c3%bcyorum+%c3%96tesi+Yok+%c4%b0nan!!!&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1315.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1315.entry</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 21:21:30 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1315/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1315.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-05-11T21:23:23Z</dcterms:modified></item><item><title>Barış Manço'nun Cevabı</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1283.entry</link><description>&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur…&lt;br&gt;Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir… Sürekli,&lt;br&gt;“İşte Türk, yani barbar, vahşi vs…” demektedir…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere “yanınızda kâğıt para var mı?”&lt;br&gt;diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve “evet var ama n’olacak” der… Barış&lt;br&gt;Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “Anahtar” adlı şarkısını&lt;br&gt;söylemiştir…&lt;br&gt;Bu şarkının bir bölümü şöyledir: “Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir&lt;br&gt;Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan” (Barış Manço / Anahtar&lt;br&gt;şarkısı / Darısı&lt;br&gt;Başınıza Albümü / 1992). Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı&lt;br&gt;geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı&lt;br&gt;olan kişilerdir…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Barış Manço spikere sorar: “Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?”&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Spiker: “General…….” Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan&lt;br&gt;kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, “General…….”,&lt;br&gt;“Amiral………..”,&lt;br&gt;“Komutan………….” Spikerin bu “falanca General, falanca Amiral, falanca&lt;br&gt;Komutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk&lt;br&gt;paralarını çıkarır…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Spikere der ki: “Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy’dur.&lt;br&gt;Şairdir…&lt;br&gt;Bu fotoğraftaki kişi Mevlana’dır. Düşünürdür… Bu paradaki fotoğrafı olan&lt;br&gt;kişi Fatih Sultan Mehmet’dir. Adaletin sembolüdür… Bu paradaki kişi ise&lt;br&gt;Atatürk’tür. “Yurtta barış, dünyada barış” diyen kişidir… Bizim&lt;br&gt;paralarımız bunlar… Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar&lt;br&gt;olduğumuz için paralarımızın arkasına “şairlerimizin”,&lt;br&gt;“düşünürlerimizin”,”bilim adamalarımızın” fotoğraflarını bastık…&lt;br&gt;Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına&lt;br&gt;hep savaş Adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!” der…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0080" size=3&gt;&lt;strong&gt;Barış Manço’nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri Canlı&lt;br&gt;yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine gelir ve&lt;br&gt;canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço’dan ve Türklerden özür&lt;br&gt;diler, programa böylece devam edilir…&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p style="margin:0cm 0cm 0pt" align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Times New Roman"&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color="#ff0080"&gt; &lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Bar%c4%b1%c5%9f+Man%c3%a7o'nun+Cevab%c4%b1&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1283.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1283.entry</guid><pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:55:54 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1283/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1283.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-02-10T13:55:54Z</dcterms:modified></item><item><title>Çatlak Kova</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1282.entry</link><description>&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#974806"&gt;&lt;strong&gt;Çatlak Kova&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br&gt;&lt;font color="#974806"&gt;Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl soyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getirmekten dolayı utanç duyuyormuş,&lt;br&gt;İki yıl sonunda birgün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş : “Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.” “Neden?…” diye sormuş sucu. Kova cevap vermiş : Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.” Sucu şöyle demiş : “Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri farketmeni istiyorum.”&lt;br&gt;Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş : Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını farketmedin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve onu değerlendirmemdir. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken onları suladın. iki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp patronumun sofrasını süsleyendim. Sen böyle olmasaydın, o, evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.”&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+%c3%87atlak+Kova&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1282.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1282.entry</guid><pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:54:02 GMT</pubDate><slash:comments>1</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1282/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1282.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-02-10T13:54:02Z</dcterms:modified></item><item><title>Hepsi Ödenmiştir</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1281.entry</link><description>&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS"&gt;&lt;font color="#8000ff"&gt;&lt;strong&gt;Hepsi Ödenmiştir&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS"&gt;&lt;font color="#8000ff"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br&gt;Küçük çocuk, annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.&lt;br&gt;Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı : Çimleri biçtiğim için 5 dolar Bu hafta odamı temizlediğim için 1 dolar Alışverişe gittiğim için 50 sent Küçük kardeşime baktığım için 25 sent Çöpü attığım için 1 dolar İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar Toplam borç 14 dolar 75 sent&lt;br&gt;Annesi umutla kendisine bakan oğluna döndü. Eline bir kalem aldı, kağıdın arka yüzünü çevirdi ve şunları yazdı : Seni dokuz ay karnımda taşıdım : Bedava, Hasta olduğunda başını bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim : Bedava,&lt;br&gt;Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm : Bedava,&lt;br&gt;Senin için geceler boyu kaygı duyup, uykusuz kaldım : Bedava,&lt;br&gt;Oyuncaklarını   topladım,  yemeğini   hazırladım,  giysilerini yıkadım, ütüledim : Bedava yavrum. Ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün. Bedavadır çünkü. Çocuk, annesinin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu. Annesine baktı ve “Anneciğim, seni seviyorum.” dedi. Sonra annesinin elinden kalemi aldı ve kağida büyük harflerle şunları yazdı : “HEPSİ ÖDENMİŞTİR!”&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Hepsi+%c3%96denmi%c5%9ftir&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1281.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1281.entry</guid><pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:52:55 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1281/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1281.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-02-10T13:52:55Z</dcterms:modified></item><item><title>Eflatun'a Sormuşlar</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1280.entry</link><description>&lt;div&gt;
&lt;div style="display:block"&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0000"&gt;&lt;strong&gt;Eflatun’a Sormuşlar&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt; 
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#ff0000"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br&gt;Eflatun’a   iki  soru  sormuşlar. Birincisi:&lt;br&gt;“İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir?”&lt;br&gt;Eflatun tek tek sıralamış:&lt;br&gt;“Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler…&lt;br&gt;Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler; ama sağlıklarını geri almak için de para öderler…&lt;br&gt;Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar…&lt;br&gt;Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar; ancak hiç yaşamamış gibi ölürler…”&lt;br&gt;Sıra gelmiş ikinci soruya: “Peki sen ne öneriyorsun?” Bilge yine sıralamış:&lt;br&gt;“Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan, hayatta ‘en çok şeye sahip olmak’ değil, ‘en az şeye ihtiyaç duymak’tır. Sizi seven çok kişi vardır, ama onlar duygularını nasıl ifade edeceklerini bilmeyebilirler. Bazen başkaları tarafından affedilmek yetmez, siz de kendinizi affedebilmelisiniz.”&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="display:none"&gt;&lt;/div&gt;
&lt;table cellspacing=0 cellpadding=0&gt;
&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;
&lt;td&gt;
&lt;p&gt; 
&lt;td&gt;
&lt;table cellspacing=0 cellpadding=0&gt;
&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;
&lt;td&gt;
&lt;p&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;img height=1 alt="" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PS=81927&amp;amp;PI=94578&amp;amp;DI=8279&amp;amp;TP=spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13;9" width=1&gt; &lt;/div&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Eflatun'a+Sormu%c5%9flar&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1280.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1280.entry</guid><pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:50:57 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1280/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1280.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-02-10T13:52:09Z</dcterms:modified></item><item><title>Arkadaşlığın Değeri</title><link>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1279.entry</link><description>&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS" color="#0000ff"&gt;&lt;strong&gt;Arkadaşlığın Değeri&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;
&lt;p align=center&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;font face="Arial Unicode MS"&gt;&lt;br&gt;&lt;font color="#0000ff"&gt;&lt;strong&gt;Savaşın en sıcak günlerinden biriydi.&lt;br&gt;Asker, en iyi arkadaşının yaralandığını gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:&lt;br&gt;‘Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?”&lt;br&gt;“Delirdin mi?” der gibi baktı teğmen… “Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuştur… Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!”&lt;br&gt;Asker ısrar etti ve teğmen: “Peki” dedi, “Git o zaman.”&lt;br&gt;İnanılması güç bir mucize; asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:&lt;br&gt;“Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş.”&lt;br&gt;“Değdi teğmenim…” dedi asker.&lt;br&gt;“Nasıl değdi?” dedi teğmen. “Bu adam ölmüş görmüyor musun?”&lt;br&gt;“Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.” Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:&lt;br&gt;“Geleceğini biliyordum!” demişti arkadaşı… “Geleceğini biliyordum!”&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;img src="http://c.services.spaces.live.com/CollectionWebService/c.gif?cid=7798101181524782797&amp;page=RSS%3a+Arkada%c5%9fl%c4%b1%c4%9f%c4%b1n+De%c4%9feri&amp;referrer=" width="1px" height="1px" border="0" alt=""&gt;&lt;img style="position:absolute" alt="" width="0px" height="0px" src="http://c.live.com/c.gif?NC=31263&amp;amp;NA=1149&amp;amp;PI=73329&amp;amp;RF=&amp;amp;DI=3919&amp;amp;PS=85545&amp;amp;TP=metalgearsolid13.spaces.live.com&amp;amp;GT1=metalgearsolid13"&gt;</description><comments>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1279.entry#comment</comments><guid isPermaLink="true">http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1279.entry</guid><pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:48:50 GMT</pubDate><slash:comments>0</slash:comments><msn:type>blogentry</msn:type><live:type>blogentry</live:type><live:typelabel>Blog entry</live:typelabel><wfw:commentRss>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/blog/cns!6C386BB55F56AECD!1279/comments/feed.rss</wfw:commentRss><wfw:comment>http://metalgearsolid13.spaces.live.com/Blog/cns!6C386BB55F56AECD!1279.entry#comment</wfw:comment><dcterms:modified>2008-02-10T13:48:50Z</dcterms:modified></item></channel></rss>